Prof. Dr. Nilgün TurhanPROF. DR. NİLGÜN TURHANMENÜ+90551 971 4042Hasta Görüşleri
Tüp Bebek

Tüp Bebek Tedavisinde Riskler Nelerdir?

Tüp Bebek Tedavisinde Riskler Nelerdir?

Tüp Bebek Tedavisinde Riskler

Tüp bebek tedavisi, genetik hastalıklar dahil kısırlık problemi olan çiftlerde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Tüp bebek tedavisi bazen anneyi tedavi sürecinde ve hamilelik sırasında artan risklere ve komplikasyonlara yatkın hale getirebilir ve bebekte olumsuz sonuçlara neden olabilir. Bu yazımda tüp bebek tedavisi riskleri konusundan bahsedeceğim.

Tüp Bebek Tedavisindeki Olası Riskler Çiftlerin Karar Vermelerini Etkiler mi?

Tüp bebek tedavisi için karar verme aşamasında olan birçok çift tedavi sürecinde kullanılan ilaçların kansere neden olup olmayacağı, bebeklerinin engelli doğup doğmayacağı, bebeklerinde kısırlık problemi görülüp görülmeyeceği gibi bir çok konuda endişe duyarlar.

Araştırmalar tüp bebek tedavisinde çoğul gebelik riskinin fazla olduğu ve erken doğum, gebelikte kan basıncı yükselmesi, şeker hastalığı gibi risklerin de arttığını göstermektedir. Tüp bebek tedavisinin kadının yumurtalık rezervini azalttığı yönündeki inançlar yanlıştır, yumurtalık rezervi yaşın ilerlemesi ile birlikte azalmaktadır, tüp bebek tedavisinin getirdiği ek bir risk yoktur.

Tüp bebek tedavisinin anne adayının ve bebeğinin sağlığını etkileyecek kanıtlanmış herhangi bir riski bulunmamakla birlikte gebelik öncesinde tüm anne adaylarının genel ve jinekolojik kontrollerinin yapılması ve risk oluşturabilecek durumların ve problemlerin önceden mutlaka giderilmesi gerekmektedir.

Tüp Bebek Tedavisinin Kısa Dönemdeki Riskleri Nelerdir?

Tüp bebek tedavisi kısa dönem riskleri, o tedavi döngüsü sırasında veya tedavinin bitiminden hemen sonra gözlemlenebilir. Tüp bebek tedavisi kısa dönemdeki riskleri;

  1. İlaçların yan etkileri,
  2. Yumurta toplama işlemi sırasında yaşanabilecek olumsuz durumlar,
  3. Ovaryen Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS).

1- İlaçların Yan Etkileri

Tüp bebek tedavisinde yumurtalıkların iğnelerle uyarılması sürecinde nadiren bazı kadınlar kullanılan ilaçlara tepki gösterebilir ancak çoğunlukla bu yan etkiler hafif ve geçicidir. Bunlar:

  • Mide bulantısı,
  • Enjeksiyonlardan kaynaklanan ağrı veya morarma,
  • Göğüslerde hassasiyet,
  • Şişkinlik,
  • Ruh halinde değişmeler: Kendini kötü veya sinirli hissetmek, huzursuzluk,
  • Tükenmişlik,
  • Alerjik reaksiyonlar,
  • Hafif pelvik ve karın ağrısı,
  • Ateş basması,
  • Baş ağrısı.

2- Yumurta Toplama İşlemi Sırasında Yaşanabilecek Olumsuz Durumlar

Yumurtalıkların daha fazla yumurta üretmesi için hormon tedavisi uygulandıktan sonra yumurtalar toplanır. Yumurta toplama işlemi, yumurta çatlatma iğnesi olan koryonik gonadotropin (hCG) enjeksiyonundan yaklaşık 36 saat sonra gerçekleşir.

Yumurta toplama işlemi anestezi altında yapılan küçük bir müdahaledir ve yaklaşık 10-15 dakika sürer. Ayaktan tedavi işlemidir ve birkaç saat sonra eve dönülür. Hem işlem hem de anestezi olası riskler taşıyabilir, ancak bunların görülme oranı oldukça düşüktür.

Çok nadiren, bazı kadınlarda işlem sırasında kullanılan iğnenin mesane, bağırsak veya kan damarı gibi yapılara zarar verebilir, vajinal kanama, karın içi kanama, bağırsak yaralanmaları olabilir.

3- Ovaryen Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS)

Normalde tüp bebek işlemi sırasında yumurtalıkların kontrollü olarak hafif bir şekilde uyarılması istenir. Ancak bazen yumurtalıkların iğnelere fazla cevap vermesi sonucunda orta veya şiddetli ovaryen hiperstimülasyon sendromu (OHSS) olarak bilinen bir tablo ortaya çıkabilir.

OHSS, özellikle polikistik over Sendromu olan (PCOS) kadınlarda sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. OHSS'li kadınlarda karında sıvı birikmesi ve yumurtalıkların büyümesi ile şişlik ve ağrı, bulantı, kusma, artan susuzluk belirtileri görülebilir.

Nadiren şiddetli OHSS gelişirse karın boşluğu ve göğüs kafesinde aşırı sıvı birikimi sonucu nefes almada zorluk ve idrar çıkışında azalma olabilir.

Tüp bebek tedavisinin uzun dönemde riskleri nelerdir?

  1. Dış gebelik,
  2. Erken gebelik komplikasyonları,
  3. Düşük,
  4. Çoğul gebelik,
  5. Kötü Obstetrik, Fetal ve Neonatal sonuçlar,
  6. Psikolojik Rahatsızlık,

1- Dış gebelik

Tüm kadınlarda dış gebelik için risk faktörleri pelvik enfeksiyon, tubal hastalık, endometriozis, geçirilmiş tubal cerrahi,  35 yaş üstü olmak ve sigara içimidir. Kadınlarda kısırlık nedenlerinin %14'ünden tubal faktörler sorumludur. Tüp bebek uygulanan ve dış gebelik oluşan kadınların bir kısmında önceden tanı konmamış bir tubal hasar olduğu bildirilmiştir.

Tüplerin tıkalı veya hasarlı olması, pelvik enfeksiyon öyküsü tüp bebek yapılacak kadınlarda dış gebelik için risk faktörleridir. Doğal yollardan gebe kalan kadınlara göre dış gebelik riski 3-5 kat ve aynı anda hem normal gebelik hem de dış gebeliğin olduğu heterotopik gebelik riski en az 30 kat daha fazladır. Hidrosalpinksi (tüplerin sıvı ile dolu olması durumu) olan kadınlarda bu risk tüplerinin kapatılması veya çıkarılmasını takiben azalır.

2- Erken Gebelik Komplikasyonları

Tüp bebek tedavisi ile gebe kalan kadınlarda erken gebelik kanaması riski dört kat daha fazladır. Bu risk artan kaygı düzeyi nedeni ile hastaneye başvurma oranlarının fazla olması ile ilişkilendirilmektedir.

3- Düşük

Tüp bebek tedavisinden sonra düşük yapma riskinin arttığını gösteren yeterli kanıt yoktur. Tüp Bebek veya mikroenjeksiyon (ICSI) tedavisi ile gebe kalan kadınlarla doğal yollardan gebe kalan kadınlar arasında düşüklerde kromozomal anormali görülme sıklığı açısından bir fark yoktur.

4- Çoğul Gebelik

Tüp bebekte birden fazla embriyonun rahime transfer edilmesi durumunda çoğul gebelik riski artar. Çoğul gebeliklerde, tekil gebeliklere göre gebelik hipertansiyonu, gestasyonel diyabet, preeklampsi, daha yüksek sezaryen oranı, anemi ve doğum sırasında kanama riski daha fazladır.

Çoğul gebelikler bebeklerin sağlığına da ciddi şekilde zarar verebilir. İkizlerin en az yarısı erken ve düşük kilolu olarak doğar ve bu da ciddi (bazı durumlarda uzun süreli) sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabilir. Ayrıca, çoğul gebeliklede erken veya geç düşük yapma olasılığı çok daha yüksektir.

İki veya üç embryo yerine sadece bir embriyonun transfer edildiği tek embryo transferlerinde artan embriyolar dondurulur. Ancak tek embryo transferi özellikle ileri yaştaki kadınlar için uygun olmayabilir.

5- Kötü Obstetrik, Fetal ve Neonatal Sonuçlar

Tüp Bebek tedavisi gebeliklerinde obstetrik komplikasyonlar ve fetal sonuçlar hakkında araştırmalar halen devam etmektedir. Bazı araştırmalar tüp bebek tedavisi gebeliklerinde hipertansif bozukluklar, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı gibi olumsuz obstetrik ve perinatal sonuçlar olabileceğini bildirmektedir.

Tüp bebek gebelikleri ayrıca doğumsal anomaliler ve nörogelişimsel bozukluklarla ilişkilendirilmiştir. Bu sonuçların çoğu tüp bebek tedavisi sonucunda artan çoğul gebelik riskine atfedilebilir. Ayrıca doğal yollardan gebe kalan kısır hastalar da tüp bebek tedavisi ile gebe kalan hastalarla aynı oranda doğumsal anomali riski taşırlar yani kısırlığın kendisi doğumsal anomaliler için bir risk faktörü olabilir.

Gebelikte Hipertansiyon: Gebelikte hipertansiyon gestasyonel hipertansiyon, preeklampsi veya eklampsi olarak karşımıza çıkabilir. Araştırmalar tüp bebek tedavisi ile gebe kalanlarda hipertansiyonun doğal yollardan gebe kalanlara göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ancak tüp bebek tedavisi gören kadınların yaşlarının daha ileri olduğu, obezite, polikistik over sendromu (PCOS) gibi diğer risk faktörlerini taşıdıkları göz önüne alındığında tüp bebek ile gebelikte hipertansiyon arasındaki ilişkiyi tespit etmek zordur.

Gestasyonel diyabet (GDM)-Gebelikte Şeker: Tüp bebek tedavisi ile gebe kalan kadınlarda gebelikte şeker riskinin arttığı gösterilmiştir. Ancak tüp bebek tedavisi gören kadınların daha ileri yaşta olmaları, kilo, polikistik over sendromu (PCOS) gibi risk faktörlerinin daha fazla olması gebelik sırasında şeker problemi olasılığını artırmaktadır. Bazı çalışmalar, kısırlığın kendisinin de ayrıca bir risk faktörü olduğunu düşündürmektedir.

Erken doğum: Tüp bebek tedavisi ile gebe kalanlarda erken doğum riski artmaktadır. Çalışmalar, tüp bebek ile gerçekleşen tekil gebeliklerde de erken doğum riskinin artabileceği ancak dondurulmuş/ çözdürülmüş embriyo transferleri ile riskin azaltılabileceğini göstermektedir. Tüp bebek tedavisi uygulanan kadınlarda ileri anne yaşı, sigara içimi gibi bazı risk faktörleri erken doğumdan sorumlu olabilir.

Düşük Doğum Ağırlığı (<2500g): Tüp bebek/ICSI tedavisi ile gebe kalan bebeklerin doğal yollardan gebe kalanlara göre düşük doğum ağırlıklı doğma risklerinin arttığı bildirilmiştir. Kısırlığın kendisi de düşük doğum ağırlıklı bir çocuğa sahip olma riskine katkıda bulunabilir.

Doğum kusurları: Tüp bebek tedavisinin bebeklerin sağlığı üzerine etkisi tam olarak bilinmemekle birlikte doğal yollardan gebe kalan kısır hastalarda da eşit oranda anomali görülmektedir, bu da kısırlığın doğumsal anomaliler için bir risk faktörü olabileceğini düşündürmektedir.

6- Psikolojik Rahatsızlık

Tüp bebek fiziksel ve duygusal olarak stresli bir süreçtir. İki veya daha fazla başarısız tüp bebek tedavisi geçirmiş anne adaylarında kaygı düzeyleri ve depresyon artmaktadır. Öte yandan, tedavi başarılı bile olsa doğal yollardan gebe kalan kadınlara kıyasla kaygı düzeyleri daha yüksektir.

Tüp bebek tedavisi ile hamile kalan kadınlar doğacak bebeklerinin sağlık durumları, doğum sırasında bebeklerinin zarar görüp görmeyecekleri konusunda endişe duyarlar. Bu nedenle, tüp bebek tedavisi gören çiftler tedavileri sırasında ve hamileliklerinde ek duygusal desteğe ihtiyaç duyabilirler.

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların kanser yapıcı etkileri var mı?

Yumurtaların çoğalmasını sağlamak için kullanılan ilaçlarının tüp bebek tedavisi uzun önemde riskleri ve kansere neden olabileceği konusunda endişeler mevcuttur. Kadın üreme sistemi kanserlerinin ve meme kanserlerinin bir kısmı hormon bağımlıdır. Öte yandan kısırlığın kendisi tek başına meme, yumurtalık ve rahim kanserleri de dahil olmak üzere belirli kanserler için bir risk faktörüdür.

İnfertil çiftlerde kanser riskini araştırmak zordur. Yumurtlama olmayışı, endometriozis ve hiç doğum yapmamış olmak gibi bazı durumlar kısırlığa eşlik eder ve bunlar kanser riskini artıran faktörlerdir. Ayrıca, bu kanserlerin çoğu nadirdir ve tüp bebek tedavisinden yıllar sonra ortaya çıkma eğilimindedir, bu da tüp bebek tedavisi ile kanser arasındaki nedensel ilişkinin kanıtını zorlaştırır.

Özet olarak, tüp bebek tedavisi ile gebe kalan anneler için bazı potansiyel riskler olabilir. Bununla birlikte, bu risklerin çoğu, kadının kısırlık durumu ve/veya artmış çoğul gebelik oranı ile ilgilidir. Tüp bebek tedavisi gören kadınlar, tedavi sonuçlarıyla ilgili artan endişe ve depresyon riski altındadırlar.

Sizden Gelenler

Hasta Görüşleri

Tüm Yorumlar
Prof. Dr. Nilgün Turhan TelefonProf. Dr. Nilgün Turhan WhatsappProf. Dr. Nilgün Turhan Randevu
Prof. Dr. Nilgün TurhanProf. Dr. Nilgün TurhanKadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Tedavisi Uzmanı
+90551 971 4042
İnternet sitemizde çerez kullanılmaktadır. Çerez Politikası sayfasını inceleyebilirsiniz. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.