
Tüp bebek tedavisi; çiftin değerlendirilmesi ve tedaviye hazırlık, yumurtalıkların uyarılması, yumurta toplama, laboratuvar aşaması, embriyo transferi ve gebelik testi olmak üzere temel aşamalardan oluşur. Tedavinin ayrıntıları ve süresi; kadının yaşı, yumurtalık rezervi, sperm özellikleri, infertilite nedeni ve uygulanan tedavi protokolüne göre değişebilir.
Tüp bebek, gebe kalmaya yardımcı olmasının yanında gerekli durumlarda genetik sorunların değerlendirilmesine de olanak sağlayan bir yardımcı üreme tekniğidir. Doğal yöntemlerle çocuk sahibi olamayan, tekrarlayan gebelik kayıpları olan veya genetik geçişli hastalıkların taşıyıcıları olan çiftlere uygulanan, yüksek teknoloji gerektiren komplike bir süreçtir.
Tüp bebek tedavisinde olgun yumurtalar yumurtalıklardan toplanır, laboratuvar ortamında kadın üreme hücresi olan yumurta ile erkek üreme hücresi olan sperm bir araya getirilir ve elde edilen embriyo annenin rahmine yerleştirilir. Embriyonun annenin rahmine tutunması sonucunda hamilelik başlar.
Tüp bebek tedavisinde başarı; kısırlığın nedeni, kadının yaşı, yumurtalık rezervi, sperm sayısı ve kalitesi, embriyo kalitesi, rahim ve tüplerin durumu, hidrosalpenks olgusu (tüplerin içinin sıvı ile dolması),endometriomanın varlığı, endometriozis, rahim anomalileri, kilo, sigara, yaşam tarzı alışkanlıkları, zararlı alışkanlıkların devam ettirilmesi, enfeksiyonlar, hormonal bozukluklar, kullanılan tedavi protokolleri ve cinsi, embriyoloji laboratuvar koşulları ve ekibi, embriyo transferinin zorluğu, uygun rahim içi ortam, başarısız tüp bebek denemeleri, genetik problemler ve eşlik eden hastalıklar dahil olmak üzere bir dizi faktöre bağlıdır.
Tüp bebek başarısını değerlendirirken yalnızca embriyo transferi sonrası elde edilen gebelik oranına bakmak yeterli değildir. Özellikle bir yumurta toplama siklusunda elde edilen taze ve dondurulmuş embriyoların tamamından oluşabilecek gebelik ve canlı doğum sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşım sağlar. Bu nedenle uygun hastalarda kümülatif canlı doğum olasılığı da tüp bebek tedavisinin başarısını değerlendirirken dikkate alınmalıdır.
Tüp bebek süreci ilk görüşme ve çiftin değerlendirilmesi ile başlar. Daha sonra yumurtalıkların ilaçlarla uyarılması, gelişen yumurtaların toplanması, yumurta ve spermin laboratuvar ortamında döllenmesi, embriyoların gelişiminin takip edilmesi, uygun embriyonun rahme transfer edilmesi ve gebelik testinin yapılması aşamaları izlenir.
Her hastanın yumurtalık rezervi, yaşı, sperm özellikleri ve tedaviye verdiği yanıt farklı olduğu için tüp bebek süreci kişiye özel planlanır.
Bir tam tüp bebek döngüsünün süresi kullanılan tedavi protokolüne ve yumurtalıkların ilaçlara verdiği yanıta göre değişebilir. Tedavi başlangıcından embriyo transferine kadar geçen süre çoğu hastada yaklaşık 2-3 haftadır. Embriyo transferinden sonra gebelik testi sonucunu beklemek için geçen süre de dikkate alındığında toplam süreç genellikle yaklaşık 3-4 haftayı bulabilir.
Yumurtalıkların uyarılması çoğu hastada yaklaşık 8-14 gün sürer. Foliküller yeterli olgunluğa ulaştığında tetikleyici enjeksiyon uygulanır ve yaklaşık 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir. Taze embriyo transferi planlanmışsa transfer, embriyo gelişimine göre yumurta toplama işleminden sonraki birkaç gün içinde yapılabilir.
Embriyoların dondurulması, preimplantasyon genetik test (PGT) yapılması veya dondurulmuş embriyo transferi planlanması durumunda ise tüp bebek süreci daha uzun olabilir. Bu nedenle tüp bebek tedavisinin süresi her hasta için aynı değildir ve tedavi takvimi kişiye özel olarak planlanır.
Tüp bebek süreci çoğu hastada yumurtalıkların uyarılmasından gebelik testine kadar yaklaşık 3-4 hafta sürer. Ancak kullanılan tedavi protokolü, yumurtalıkların tedaviye verdiği yanıt, embriyo gelişimi ve taze veya dondurulmuş embriyo transferi yapılmasına göre bu süre değişebilir.
Tüp bebek yapım aşamaları ilk görüşme ve değerlendirme ile başlar. Ardından yumurtalıkların uyarılması, yumurtaların toplanması, laboratuvar ortamında döllenmenin sağlanması ve embriyoların geliştirilmesi, embriyo transferi ve gebelik testi aşamaları gelir.
Bu aşamaların her biri birbiriyle bağlantılıdır ve tedavinin hastaya göre doğru şekilde planlanması tüp bebek sürecinin önemli bir parçasıdır.
Tüp bebek tedavisinin gün gün ilerleyişi kullanılan tedavi protokolüne ve yumurtalıkların ilaçlara verdiği cevaba göre değişebilir. Genel olarak süreç şu şekilde ilerler:
Tüp bebek tedavisinde ilk aşama çiftin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve tedaviye hazırlık aşamasıdır. İnfertilitenin nedeni, kadının yaşı ve yumurtalık rezervi, rahim yapısı, sperm özellikleri, önceki gebelikler ve daha önce uygulanan tedaviler değerlendirilerek tüp bebek tedavisinin nasıl planlanacağına karar verilir.
Tüp bebek tedavisinde ilk olarak çiftin ayrıntılı hikâyesi alınır, gerekli muayene ve ultrason değerlendirmeleri yapılır ve daha önce yapılan tetkikler incelenir. Kadın ve erkek faktörleri birlikte değerlendirilerek gerekli ek tetkikler planlanır.
Tüp bebek ile gebe kalabilme şansını belirleyebilmek yönünden kadının ayrıntılı hikâyesi ve muayenesi büyük önem taşır.
Kadının yaşı, çocuk isteme süresi ve önceki değerlendirmelerin ve tedavilerin sonuçları, adet döngüsü, tıbbi, cerrahi ve jinekolojik hikâye (cinsel yolla bulaşan hastalık, pelvik inflamatuar hastalık öyküsü, anormal PAP smear tedavisi, geçirilmiş karın cerrahisi),tiroid hastalıkları, memeden süt gelme, kıllanma, pelvik veya alt karın ağrısı, adet sancısı ve cinsel ilişkide ağrı sorgulanır.
Gebelik hikâyeleri (gebelik, doğum, gebelik sonuçları ve ilişkili komplikasyonlar),cinsel hikâye (ilişki sıklığı, cinsel işlev bozuklukları),aile hikâyesi (ailede kısır birey olup olmadığı, ailede erken menopoz öyküsü, doğum kusurları, genetik bozukluklar, mental gerilik),yaşam tarzı (iş, egzersiz, stres faktörleri, kilo değişiklikleri, sigara ve alkol kullanımı) konularında dikkatli ve kapsamlı bir öykü alınır.
Kilo ve vücut kitle indeksi (vücut kitle indeksi fazla ise doğurganlık azalabilir, karın çevresi obezitesi olanlarda insülin direnci görülebilir),vücut tipi (hipogonadotropik hipogonadizmde meme gelişimi, kıllanma gibi sekonder seks özellikleri gelişmemişken, Turner sendromunda kısa boy, yele boyun görülebilir) belirlenir.
Muayenede vajina ve rahim ağzının yapısal bozuklukları, akıntılar, enfeksiyon ve rahim ağzı faktörü açısından değerlendirme yapılır. Rahim, yumurtalıklar ve tüplere ait yapısal özelliklerin değerlendirilmesinde ultrasonografi ve gerekli durumlarda diğer görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.
Muayenede rahim boyutunun normal olmaması, yapısının düzensizliği, hareketli olmaması rahme ait bozukluklar, endometriozis ve pelviste yapışıklıklar açısından anlamlı olabilir. Muayene sırasında hassasiyet kronik pelvik ağrı ve endometriozis açısından önemlidir.
Yapılan ultrason ile yumurtalık rezervi, yumurtalıklar içinde herhangi bir kist olup olmadığı, rahmin yapısı, miyom veya doğuştan olan anormalliklerin varlığı ve rahim iç tabakasında miyom veya polip gibi yer kaplayan oluşumların varlığı değerlendirilir. Muayene sırasında yakın zamanda yapılmamış ise PAP smear testi ve akıntı varsa kültür yapılabilir. Erkek partnerin değerlendirilmesinde üreme öyküsü ve semen analizi önemlidir. Semen analizinde bozukluk veya cinsel fonksiyon bozukluğu varsa üroloji/androloji değerlendirmesi gerekebilir.
Hikâye alınması, muayene, ultrason ve testlerin değerlendirilmesinden sonra tüp bebek işleminin aşamaları ayrıntılı olarak anlatılır ve çiftin tedavi ile gebelik elde etme şansları hakkında en doğru bilgi verilir. Uygulamanın potansiyel yan etkileri ve uzun vadeli riskleri (anne ve bebek yönünden, çoğul gebelik) hakkındaki bilgiler de paylaşılır ve onamları alınır.
Tüp bebek tedavisi öncesinde gerekli laboratuvar testleri tamamlanır (hormonlar, Hepatit B ve C taraması, HIV, Rubella IgG, kan sayımı, kan grupları tayini gibi). Hastanın özelliklerine göre rahim filmi (HSG-histerosalpingografi) çekilebilir.
Tüp Bebek Tedavisinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Yumurtlama tedavilerinin ortak amacı aynı anda yumurtalıklarda birden fazla yumurta üretimini sağlamaktır. Bunu sağlamak için günlük hormon iğneleri kullanılır. İlaç tipi ve dozu hastaya ve uygulanan tedavi protokolüne bağlı olarak değişebilir.
Adet kanamasının ikinci ya da üçüncü gününde tedaviye başlanabilir. Uyarı tedavisi başladıktan sonra hasta belirli aralıklarla kontrole çağrılır. Bu kontrollerde vajinal ultrasonografi yapılarak gelişen foliküllerin (yumurta içeren küçük, sıvı dolu kistik yapılar) sayısı ve büyüklüğü kontrol edilir.
Ultrason takipleri sırasında değerlendirilen bir diğer faktör de rahmin içini döşeyen ve endometrium adı verilen tabakanın yapısı ve kalınlığıdır. Embriyo endometriuma yerleşeceğinden bunun yapısı son derece önemlidir.
Tedavide amaç uygun sayıda ve olgunluğa ulaşabilecek folikül elde etmektir. Tedavinin süresi değişken olmakla birlikte çoğunlukla yaklaşık 8-14 gündür. Ultrason ve gerektiğinde kan testleri ile foliküllerin yeterli büyüklüğe ulaştığına karar verilirse son olgunlaşmayı sağlamak için human chorionic gonadotropin (hCG) enjeksiyonu veya kullanılan protokole göre farklı bir tetikleyici ilaç uygulanabilir.
Tüp bebek tedavisinde yumurtalıkları uyarmak amacıyla kullanılan hormon iğneleri çoğunlukla yaklaşık 8-14 gün uygulanır. Ancak iğne kullanım süresi her hasta için aynı değildir. Yumurtalık rezervi, yaş, kullanılan tedavi protokolü ve yumurtalıkların tedaviye verdiği cevap süreyi değiştirebilir.
Foliküller yeterli büyüklüğe ulaştığında yumurtaların son olgunlaşmasını sağlamak amacıyla tetikleyici iğne yapılır ve yaklaşık 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemi planlanır.
Tüp bebek tedavilerinde hedef yeterli sayıda ve döllenme yeteneğine sahip yumurta hücresi elde edebilmektir. Bu hedefe ulaşmak ve kontrolü ele alabilmek için vücudun kendi ürettiği hormonların zamansız ve düzensiz etkilerinin ortadan kaldırılması gerekir. Bu amaçla hormonları baskılayıcı ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlara başlanma zamanı kullanılan tedavi protokolüne göre değişebilir.
Yumurtaların toplanabilmesi için öncelikle olgunlaşmış olduğuna karar verilmiş olmalıdır. Yumurtaların son olgunlaşmasını sağlayan tetikleyici enjeksiyon yapıldıktan yaklaşık 34-36 saat sonra yumurtalar toplanır. Bu işlem için kadın ve erkek birlikte tüp bebek merkezine giderler. Yumurta toplaması çoğunlukla sedasyon veya kısa süreli anestezi altında yapıldığı için anne adayının işlem öncesinde merkezin ve anestezi ekibinin açlık ve sıvı alımıyla ilgili önerilerine uyması gerekir.
Yumurta toplama işlemi vajinal ultrasonografi ile oldukça kolay ve konforlu bir şekilde yapılır. Hasta jinekolojik muayene pozisyonunda yatar ve üzeri steril örtüler ile örtülür. Vajina temizliği yapıldıktan sonra vajinal ultrasonografi eşliğinde işleme başlanır.
Yumurta toplama işleminde vajinal ultrason eşliğinde yumurtalık içine iğne ile girilerek yumurta içeren ve folikül adı verilen içi sıvı dolu yapılar boşaltılır. Alınan folikül sıvısı hemen laboratuvara verilerek yumurta içerip içermediği mikroskop altında incelenir. Bu şekilde foliküller aspire edilinceye kadar işleme devam edilir.
Her iki yumurtalığın aspire edilmesi yaklaşık 10-15 dakika sürer. Özel bir mikroskop ile incelenen folikül sıvısının içinde bulunan yumurta kültür sıvısının içine konarak inkübatöre kaldırılır. Yumurta toplama işlemi sonrasında hasta dinlenme odasına alınarak 1-2 saat dinlendikten sonra evine gidebilir.
Yumurta toplama günü eşi de sperm örneği verir. Sperm alınması için en sık kullanılan yöntem mastürbasyondur. Menisinde canlı sperm bulunmayan kişilerde ise gerekli durumlarda cerrahi olarak sperm alınır. Elde edilen meni özel bir kap içerisine alınır ve sıvılaşması beklendikten sonra sperm sayısı, hareketliliği ve şekli yönünden incelenir.
Nadiren de olsa folikül sayısı fazla olmasına karşın içlerinden yumurta hücresi çıkmaz. Boş folikül sendromu adı verilen bu durumun nedenlerinden biri hastanın hCG veya diğer tetikleyici enjeksiyonu yanlış saatte yaptırmış olması olabilir.
Yumurtalar toplandıktan yaklaşık 2-4 saat sonra, ICSI uygulanacaksa etraflarındaki hücreler temizlenerek olgun olup olmadıkları değerlendirilir. Olgun olan yumurtalara dölleme işlemine başlanır. ICSI-mikroenjeksiyon yönteminde her olgun yumurtanın içine tek bir sperm, mikromanipülatör adı verilen özel bir sistem yardımı ile enjekte edilir.
Klasik tüp bebek (IVF) yönteminde ise yumurta ve spermler laboratuvar ortamında bir araya getirilerek spermin yumurtayı döllemesi beklenir. Kullanılacak döllenme yöntemi çiftin özelliklerine göre belirlenir.
İşlem sonrası döllenmiş yumurtalar tekrar kültür ortamına konarak inkübatörde takibe alınır ve hücrelerin bölünerek ileri aşamalara ulaşmaları beklenir. Bu bölünen ilk insan hücrelerine “embriyo” adı verilir. Uygun aşamaya gelindiğinde yumurta toplama gününden 3-5 gün sonra embriyolardan kaliteli olanlar seçilerek mevzuata ve hastanın özelliklerine uygun sayıda embriyo kadının rahmi içine transfer edilir.
Toplanan yumurtaların ortalama %70 civarı olgun ve döllenmeye müsait olabilir. Bunların da önemli bir kısmında döllenme gerçekleşebilir. Örneğin 10 yumurtası olan bir kadında ortalama 5 embriyo gelişebilir. Bu bir ortalama olup sayı bunun altında veya üstünde olabilir. Oranlar kadının yaşı, yumurta ve sperm özellikleri ile diğer klinik faktörlere göre değişebilir.
ICSI özellikle ciddi erkek faktörü, cerrahi yolla sperm elde edilmesi veya belirli fertilizasyon sorunlarında önemli bir yöntemdir. Ancak erkek faktörü veya uygun bir klinik endikasyon bulunmayan tüm hastalarda rutin ICSI kullanımının canlı doğum oranını artırdığı gösterilmemiştir. Benzer şekilde, kanıta dayalı olmayan laboratuvar add-on'larının rutin kullanılması doğru değildir.
Tüp bebek tedavisinde döllenmeden sonra embriyo gelişimi laboratuvar ortamında takip edilir. Embriyonun günlere göre gelişimi genel olarak şu şekildedir:
Embriyoların tamamı aynı hızda gelişmez. Bu nedenle embriyolar hücre sayısı, gelişim hızı ve morfolojik özellikleri açısından embriyoloji laboratuvarında takip edilir.
“En iyi embriyo mutlaka 3. gün veya mutlaka 5. gün embriyosudur” şeklinde her hasta için geçerli bir kural yoktur.
Yeterli sayıda embriyosu bulunan hastalarda embriyoların 5. güne kadar takip edilmesi ve blastokist aşamasına ulaşan embriyolar arasından seçim yapılması avantaj sağlayabilir. Ancak embriyo sayısı, embriyoların gelişimi ve hastanın özelliklerine göre 3. gün embriyo transferi de uygun olabilir.
Bu nedenle en uygun embriyo ve transfer günü her hasta için ayrı değerlendirilmelidir.
Preimplantasyon genetik test, tüp bebek tedavisi sırasında bilinen bir genetik hastalık veya kromozomal problem açısından embriyodan alınan hücre veya hücrelerin genetik yönden incelenmesidir.
Bilinen tek gen hastalıkları için yapılan testler PGT-M, kromozomların yapısal yeniden düzenlenmeleri açısından yapılan testler PGT-SR ve embriyolardaki kromozom sayısal bozukluklarının değerlendirilmesi PGT-A olarak adlandırılır.
Bu işlemlerin amacı, uygun hastalarda belirli genetik hastalıkların veya kromozomal sorunların embriyolarda araştırılmasıdır. PGT'nin türüne göre hastalığın bebeğe aktarılma riskini azaltmak veya embriyo seçimine yardımcı olmak amaçlanabilir. PGT-A'nın ise tüm tüp bebek hastalarına rutin olarak uygulanmasının başarı oranını artırdığı kesin olarak gösterilmiş değildir. Bu işlemler özel laboratuvar şartları ve tecrübeli personel gerektirmektedir.
PGT'nin hangi hastalarda uygulanacağı yapılacak testin türüne ve çiftin özelliklerine göre belirlenir. Aşağıdaki hasta gruplarında PGT açısından değerlendirme yapılabilir:
Bu durumların varlığı her hastada mutlaka PGT yapılması gerektiği anlamına gelmez. Karar genetik danışmanlık ve klinik değerlendirme sonucunda verilmelidir.
Embriyolar iki hücreli aşamadan blastokist aşamasına kadar 2 ile 5. gün arasında farklı günlerde transfer edilebilir. Günümüzde embriyo transferi sıklıkla 3. veya 5. günde yapılır. Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine göre transfer edilecek embriyo sayısı hastanın yaşı ve önceki uygulama sayısına göre sınırlandırılmıştır.
Embriyo transferi yapılırken hasta jinekolojik pozisyonda masaya alınır. Vajinaya spekulum takıldıktan sonra steril serum fizyolojik ile temizlik yapılır. Ardından gerekli temizlik işlemleri tamamlanır. Embriyolog transfer edilecek embriyoyu veya embriyoları kateter içinde laboratuvardan getirir. İşlemi yapan hekim karından yapılan ultrason eşliğinde embriyoyu veya embriyoları rahim içine bırakır.
Embriyo transferi işlemi genellikle ağrısız bir işlemdir, anestezi gerektirmez. Embriyo transferi sonrası endometriumu desteklemek için hastaya enjeksiyon, fitil, kapsül veya jel şeklinde progesteron hormonu verilebilir. Luteal faz desteği adı verilen bu tedavinin ne kadar devam edeceği kullanılan tedavi protokolüne ve gebelik durumuna göre belirlenir.
Türkiye'de transfer edilebilecek embriyo sayısı hastanın yaşı ve daha önce yapılan tüp bebek uygulamalarının sayısına göre sınırlandırılmıştır.
35 yaşın altındaki hastalarda ilk iki uygulamada tek embriyo transferi yapılır. 35 yaş ve üzerindeki hastalarda veya ilgili mevzuatta belirtilen sonraki uygulamalarda ise uygun şartlarda en fazla iki embriyo transferi yapılabilir.
Birden fazla embriyo transfer edilmesi çoğul gebelik olasılığını artırdığı için amaç mümkün olduğunca sağlıklı tekil gebelik elde etmektir.
Hayır. OHSS riskinin yüksek olması, endometrium veya progesteron zamanlaması ile ilgili klinik nedenler, PGT planı veya başka tıbbi gerekçeler varsa embriyolar dondurulup transfer daha sonraki bir siklusta yapılabilir. Ancak ‘freeze-all’ yaklaşımının her hastada rutin olarak daha başarılı olduğu varsayılmamalıdır. Karar endikasyona göre verilmelidir.
Embriyo transferinden sonra gebeliğin oluşup oluşmadığını değerlendirmek için belirli bir süre beklenir. 5. gün embriyosu transfer edilmişse yaklaşık 10 gün sonra, 3. gün embriyosu transfer edilmişse yaklaşık 12 gün sonra kanda beta-hCG testi yapılarak gebelik kontrol edilir. Gebelik testinin yapılacağı gün, transfer edilen embriyonun gelişim aşamasına ve uygulanan tedavi protokolüne göre birkaç gün farklılık gösterebilir. Bu nedenle testin, tüp bebek merkezinin belirttiği tarihte yapılması önemlidir.
Tüp bebek tedavisinde ilk denemede gebelik elde edilebilir ancak tedavinin ilk denemede mutlaka başarılı olacağını söylemek mümkün değildir.
İlk denemedeki başarı şansı özellikle kadının yaşı, yumurtalık rezervi, elde edilen yumurta sayısı ve kalitesi, sperm özellikleri, oluşan embriyoların kalitesi, rahim içi özellikleri, infertilitenin nedeni ve eşlik eden hastalıklar gibi birçok faktöre bağlıdır.
Bu nedenle tüp bebek tedavisinde başarı olasılığı her çift için ayrı değerlendirilmelidir.
Tüp bebek tedavisinin en önemli aşaması olarak bir seçim yapabilmek mümkün değildir çünkü her aşama önemlidir.
Birinci tüp bebek aşaması olan görüşme, muayene, çiftin değerlendirilmesi, tetkikler ve tüp bebek tedavisine hazırlık aşaması yetersiz yapılır ve altta yatan problem açığa çıkarılıp tedavi öncesi düzeltilmez veya değerlendirilmezse tüp bebekte başarı şansı azalabilir.
İkinci tüp bebek tedavi aşaması olan yumurtalıkların uyarılması ve yumurtaların oluşturulması aşamasında seçilen tedavi protokolü, ilaçlar, ilaç dozları uygun değilse, tedavinin yönetimi iyi yapılmazsa yetersiz sayıda, yeterli olgunlukta yumurta elde edilemeyebilir veya OHSS denilen aşırı cevap nedeniyle tedavi planında değişiklik yapılması gerekebilir veya riskli durumlar ortaya çıkabilir. Bu iki aşama da hekimin deneyimi, titizliği ve özeni ile yakından ilgilidir.
Üçüncü aşama olan yumurta toplama aşaması oldukça emniyetli ve kısa süren ve çoğunlukla sedasyon veya kısa süreli anestezi altında yapılan bir işlem olsa da nadiren komplikasyonlar yaşanabilir. En sık karşılaşılan komplikasyon yumurta toplama iğnesinin geçtiği alanda vajinal kanamalardır. Bu kanamalar tampon ile kolaylıkla durdurulabilir. Çok nadiren bağırsak, mesane, damar gibi komşu organ yaralanmaları görülebilir. Nadir görülen bir başka komplikasyon ise pelvik (alt karın bölgesi) apsedir.
Endometrioma (çikolata kisti) pelvik apse açısından önemli bir risk faktörü olabilir. Tüp Bebek Tedavisinde Riskler Nelerdir?
Dördüncü tüp bebek aşaması olan yumurta dölleme (IVF veya ICSI-mikroenjeksiyon) ve oluşan embriyoların gelişimi ve takibi aşaması laboratuvar ortamında gerçekleşir. Kullanılan ileri teknikler ve embriyoloji ekibinin deneyimi oldukça önemlidir.
Beşinci tüp bebek aşaması olan embriyo transferi aşaması tüp bebek tedavisinde verilen tüm emek ve uğraşların sonunda ulaşılan en önemli aşamalardan biridir. Embriyo transferinin titizlikle ve nazik yapılması çok önemlidir. Bu nedenle transferi yapan hekimin deneyimi çok önemlidir.
Altıncı tüp bebek aşaması olan gebelik testi ise embriyo transferi sonrasında gebeliğin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesini sağlar.
Tüp bebek tedavisi tek bir işlem değil, birkaç basamaktan oluşan kişiye özel bir süreçtir. Genel olarak önce çiftin değerlendirilmesi ve tedavi planı yapılır, ardından yumurtalıklar ilaçlarla uyarılır ve ultrasonla takip edilir. Foliküller uygun olgunluğa ulaştığında son oosit olgunlaşması için 'çatlatma' ilacı uygulanır, yaklaşık 34-36 saat sonra yumurtalar toplanır. Yumurtalar laboratuvarda spermle klasik IVF (tüp bebek) veya gerekli olduğunda ICSI yöntemiyle döllenir, embriyolar birkaç gün izlenir ve uygun embriyo rahme transfer edilir veya klinik gerekliliğe göre dondurulur. Transferden yaklaşık 10-12 gün sonra gebelik testi yapılır.
Hayır. EmbriyoGlue, assisted hatching, time-lapse sistemleri, immünolojik testler/tedaviler, endometrial receptivity testleri veya diğer ek uygulamalar farklı kliniklerde sunulabilir ancak her add-on'un canlı doğum oranını artırdığı gösterilmiş değildir. ESHRE'nin iyi uygulama önerileri, standart IVF'ye eklenen her test veya girişimin kanıt düzeyi, olası yararı, riski ve maliyetinin hastaya açıkça anlatılmasını vurgular. Ek uygulamalar 'ne kadar çok, o kadar iyi' mantığı ile değil gerçek klinik endikasyon ve güncel kanıtla değerlendirilmelidir.
Tedavi çiftin öyküsü, ultrason, yumurtalık rezervi, semen analizi ve gerekli diğer incelemelerin değerlendirilmesi ile başlar. Sonrasında kadının yaşı ve beklenen yumurtalık yanıtına göre kişiye özel stimülasyon protokolü planlanır.
Stimülasyon çoğu hastada yaklaşık 8-14 gün sürer. Yumurta toplama, embriyo kültürü ve taze transfer yapılacaksa gebelik testine kadar toplam süreç genellikle yaklaşık 3-4 haftadır, dondurulmuş transfer veya PGT planlanırsa süre uzar.
Birçok protokolde gonadotropinler adetin 2. veya 3. günü civarında başlanır ancak protokole göre başlangıç zamanı değişebilir. Her hasta için aynı takvim kullanılmaz.
Ovaryen stimülasyon çoğunlukla 8-14 gün sürer. Süre foliküllerin büyüme hızına ve hastanın yumurtalık yanıtına göre belirlenir.
Yumurta toplama genellikle son oosit olgunlaşması için kullanılan tetikleyici ilaç (trigger) uygulamasından yaklaşık 34-36 saat sonra planlanır. Kesin zamanlama kullanılan ilaca ve merkezin protokolüne göre belirlenir.
İşlem çoğunlukla sedasyon veya kısa anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında belirgin ağrı beklenmez. Sonrasında hafif kasık ağrısı ve lekelenme olabilir.
Hayır. Her folikülden oosit çıkmayabilir, her oosit olgun olmayabilir, her olgun oosit döllenmeyebilir ve her döllenmiş oosit blastosiste kadar gelişmeyebilir. Bu oranlar yaş, oosit/sperm özellikleri ve bireysel biyolojiye göre değişir.
Klasik IVF'de oositler spermle aynı kültür ortamında buluşturulur. ICSI'de tek bir sperm olgun oositin içine mikroenjeksiyonla verilir. ICSI özellikle belirli erkek faktörü ve fertilizasyon endikasyonlarında kullanılır, her hastada zorunlu değildir.
Taze transfer planlanmışsa embriyo gelişimine göre çoğunlukla cleavage veya blastosist evresinde, yumurta toplamadan 2-5 gün sonra yapılabilir. Her siklusta taze transfer zorunlu değildir.
Çoğu hastada anestezi gerektirmeyen, kısa süren bir işlemdir. İnce bir kateter kullanılır ve genellikle hafif bir jinekolojik işlem düzeyinde rahatsızlık hissedilir.
Amaç çoğul gebelik riskini azaltırken sağlıklı canlı doğum olasılığını korumaktır. Embriyo sayısı hastanın yaşı, embriyo özellikleri, önceki tedaviler ve Türkiye'deki güncel yasal düzenlemelere göre belirlenir.
Her hasta için tek bir doğru seçenek yoktur. OHSS riski, endometrium, PGT gereksinimi ve tedavi özelliklerine göre taze veya dondurulmuş transfer seçilebilir. Freeze-all her hastada otomatik olarak daha başarılı değildir.
Hayır. PGT-M/PGT-SR belirli genetik hastalık veya kromozomal yeniden düzenlenme endikasyonlarında kullanılabilir. PGT-A'nın yararı ise yaş, embriyo sayısı ve klinik senaryoya göre değerlendirilmelidir, her IVF hastasında rutin zorunluluk değildir.
Hayır. Düşük AMH genellikle stimülasyona daha az oosit yanıtı olabileceğini düşündürür, tek başına gebeliğin imkansız olduğunu göstermez. Yaş, antral folikül sayısı ve önceki yanıtla birlikte yorumlanmalıdır.
Standart IVF dışında sunulan add-on'ların tümünün canlı doğum oranını artırdığı kanıtlanmış değildir. Ek test veya uygulama yalnızca klinik endikasyon, güvenlik ve güncel bilimsel kanıt birlikte değerlendirilerek seçilmelidir.
Tüp bebek tedavisinde yumurtalıkların uyarılmasına çoğunlukla adet kanamasının 2. veya 3. gününde başlanır. Ancak kullanılacak protokole göre tedavinin başlangıç zamanı değişebilir.
Foliküller yeterli büyüklüğe ulaştıktan sonra yumurtaların son olgunlaşmasını sağlamak amacıyla tetikleyici enjeksiyon yapılır. Yumurta toplama işlemi genellikle bu enjeksiyondan yaklaşık 34-36 saat sonra gerçekleştirilir.
Her hasta için geçerli ideal bir yumurta sayısı yoktur. Elde edilebilecek yumurta sayısı kadının yaşı, yumurtalık rezervi ve tedaviye verdiği cevaba göre değişir. Amaç mümkün olduğunca fazla yumurta elde etmekten ziyade güvenli bir tedavi ile uygun sayıda olgun yumurta elde etmektir.
Hayır. Toplanan yumurtaların tamamı olgun olmayabilir ve olgun yumurtaların tamamında döllenme gerçekleşmeyebilir. Döllenen yumurtaların da tamamı transfer edilebilecek kalitede embriyoya dönüşmeyebilir.
Yumurta ve spermin döllenmesinden sonra embriyo gelişimi başlar. İlk gün döllenme kontrol edilir, sonraki günlerde hücre bölünmeleri takip edilir. Uygun şekilde gelişen embriyolar 5. veya 6. günde blastokist aşamasına ulaşabilir.
Her hasta için tek bir doğru cevap yoktur. Uygun sayıda embriyosu bulunan hastalarda embriyoların blastokist aşaması olan 5. güne kadar takip edilmesi embriyo seçimine yardımcı olabilir. Bununla birlikte embriyo sayısının az olduğu veya farklı klinik özelliklerin bulunduğu hastalarda 3. gün embriyo transferi de tercih edilebilir.
Embriyo transferinden sonra uzun süre yatak istirahati yapılmasının gebelik oranını artırdığı gösterilmemiştir. Hastalar çoğunlukla günlük yaşamlarına dönebilirler. Ancak hastaya özel durumlarda hekimin önerileri dikkate alınmalıdır.
Gebelik testinin zamanı transfer edilen embriyonun gününe göre değişebilir. Genellikle 5. gün embriyo transferinden yaklaşık 10 gün, 3. gün embriyo transferinden yaklaşık 12 gün sonra kanda beta-hCG testi yapılır.
Hayır. Tüp bebek tedavisinde kullanılacak ilaçlar, ilaç dozları, yumurtalıkların uyarılma süresi, yumurta toplama zamanı, döllenme yöntemi ve embriyo transfer günü hastanın özelliklerine göre değişebilir.
Tüp bebek başarısını etkileyen çok sayıda faktör vardır. Bunların arasında özellikle kadının yaşı, yumurtalık rezervi, yumurta ve sperm özellikleri, embriyo gelişimi, infertilitenin nedeni ve rahim içi faktörler önemlidir.