Fertilizasyon (Döllenme) oranlarının yüksek olması gelişecek embriyo sayısını olumlu yönde etkilemektedir. Döllenme oranları düşük olur, az sayıda embriyo gelişirse ve onların kaliteleri de düşük olursa gebelik oranları belirgin olarak düşmektedir.
Tüp bebek uygulamalarında gelişen embriyo sayısı ve kaliteleri pek çok faktöre bağlıdır. Her şeyden önce hastadan toplanan yumurtaların sayı ve kalitesine bağlıdır (kadın faktörü). Yumurta toplama günü elde edilen yumurta sayısı kadar yumurtaların kalitesi de önemlidir.
Başarılı bir döllenme, bölünme ve gelişmesini yapabilmesi için yumurtanın kalitesi son derece önemlidir. Elde edilen yumurtalardan iyi kalitede olanları (MII) işlemlere alınmaktadır.
Genç hastalarda gebelik sonuçlarının daha iyi olmasının başlıca nedeni budur. Ayrıca, genç kadınların yumurtalarında kromozom bozukluğu bulunma riski daha düşüktür. Buna rağmen embriyolarının yaklaşık %20-40′nda kromozomal bozukluk olabilir (anöploidi). Yaş ilerledikçe yumurta sayısı ve kalitesi düşmekte ve embriyolarda kromozom bozukluğu bulunma riski artmaktadır.
Bir diğer faktör ise spermin kalitesidir. Özellikle morfolojik olarak ciddi problemleri olan spermler ile yapılan işlemler sonucu gelişen embriyoların daha az kalitede olduğu bilinmektedir. Bu nedenle enjeksiyon için en iyi spermlerin seçilmesi çok önemlidir.
Son zamanlarda kullanılmaya başlanılan ve yüksek büyütme ile en kaliteli spermin bulunabilmesine olanak sağlayan IMSI sistemi (İntracytoplasmic Morphologically Selected Sperm İnjection),MACS (Magnetic Activated Cell Sorting) ve PICSI ve Sperm Slow yöntemleri ciddi sperm problemi olan çiftlerde kaliteli embriyoların gelişmesine ve daha yüksek gebelik oranları elde edilmesine imkan sağlamaktadır.